İçeriğe geç

Evet, insan vücudunda yüzlerce mafsal vardır. Bunların düzenli bir şekilde çalışması ve insanın onlar sayesinde rahatça eğilip kalkması ayrı bir nimettir. Diskopati hastalığına müptela olmuş bir insan için eğilip kalkmanın ne kadar zor olduğu ortadadır. Yine romatizmaya, siyatiğe maruz kalmış, dolayısıyla belinde ve bacağındaki ağrılarla kıvranan insanlar için rahatça ayağa kalkabilme ya da oturabilmenin ne büyük bir nimet olduğunu söylemeye zannediyorum gerek yoktur. Sadece ellerimizdeki parmak eklemleri bile hareketsiz bir kemik yapısından meydana gelseydi ne olurdu? Vücudumuzda bunun gibi pek çok eklem vardır.

Evet biz, tepeden tırnağa nimetlerle kuşatılmış bulunuyoruz ve bu nimetlerin hiç birini kendimiz kazanmadık veya onlar bizim liyakatimize binaen verilmedi. Dolayısıyla bütün bu nimetler şükür ister. Biz sadece gözümüzün açılıp kapanmasının şükrünü eda etmeye çalışsak hayatımızın sonuna kadar eda edemeyiz. Yanıma gelip saatlerce oturduğu hâlde, göz sinirleri felç olduğundan, göz kapaklarını hiç hareket ettiremeyen bir arkadaşın durumu aklıma geldikçe, hâlâ içimde bir ürperti hâsıl olur ve sadece göz kapaklarımızı dahi açıp kapayabilmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu hatırlarım. O arkadaş bana, “Hocam uyurken dahi kapatamıyorum, ancak elimle kapatırsam kapanıyor.” demişti.

328