İçeriğe geç

لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

“Allah, hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şeyle yükümlü tutmaz. Herkesin yaptığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir. Ya Rabbenâ! Unutursak, hatalara düşersek bunlardan dolayı bizi hesaba çekme! Ya Rabbenâ! Sırtımıza, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ya Rabbenâ! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma! Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize!”344

Bu âyetler, bir yönden Cenâb-ı Hakk’ın engin rahmetini çağrıştırırken diğer yönden insanın kalbinin yumuşayıp konsantrasyona geçmesini temin eder.

Namazı kıldıktan sonra önce Cenâb-ı Hakk’ı şu ifadelerle tazim ve tekrimde bulunmak gerekir:

اَللّٰهُ أَكْبَرُ كَبِيرًا، وَالْحَمْدُ لِلهِ كَثِيرًا، وَسُبْحَانَ اللّٰهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا ۝ لَا إِلَهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ، نَصَرَ عَبْدَهُ، أَعَزَّ جُنْدَهُ، وَهَزَمَ الْأَحْزَابَ وَحْدَه، لَا شَرِيكَ لَهُ ۝ اَللَّهُمَّ لَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ، وَلَا مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ،

وَلَا يَنْفَعُ ذَا الجَدِّ مِنْكَ الجَدُّ

349