Yine başta Tirmizî olmak üzere pek çok hadis kitabının rivayet ettiği bir hadisin bildirdiğine göre, görme özürlü bir zat İnsanlığın İftihar Tablosu’na gelerek, “Ya Resûlallah! Dua etseniz de Allah beni sağlığıma kavuştursa.” dedi. Allah Resûlü, “Dua etmemi mi yoksa sabredip sabrının mükâfatını almak mı istersin? Bu ikincisi senin için daha hayırlıdır.” buyurdular. Adamcağız, “Dua buyurun Ya Resûlallah!” deyince Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) ona, güzelce abdest alıp iki rekât namaz kılmasını ve ardından şöyle dua ve niyazda bulunmasını söyledi:
اللَّهُمَّ إني أسألُكَ وأتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِنَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ، يَا مُحَمَّدُ إِنِّي تَوَجَّهْتُ بِكَ إِلَى رَبِّي فِي حَاجَتِي هَذِهِ لِتُقْضَى لِي، اَللَّهُمَّ فَشَفِّعْهُ فيّ
“Allahım! Senden diliyor ve dileniyorum; Resûlün, Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed hürmetine Sana teveccüh ediyorum. Ya Muhammed! Şu ihtiyacımın giderilmesi için Rabbime Senin hürmetine teveccüh edip ilticada bulundum. Allahım! Beni O’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) şefaatine mazhar eyle!”340
Bir insanın ihtiyaç olarak gördüğü meseleler, onun kıymeti ve ufku ölçüsünde farklı farklı olabilir. Fakat bununla birlikte hâcet namazıyla talep edilecek şeylerin şu veya bu olması gerektiği mevzuunda bir ayrım yoktur. Mesela bir insan, “Bu benim hâcetimdir.” deyip ekinlerinin çok verimli olması için hâcet namazı kılabilir. Umumun istifadesi adına –istiska duasının dışında– yağmur yağsın diye hâcet namazı kılıp dua edebilir. Veya evlatlarının salahı adına hâcet namazı kılıp “Allahım! Bunlara akıl-fikir ver, bozulmalarına fırsat verme!” diye Cenâb-ı Hakk’a niyazda bulunabilir. Bu istekler, şahısların himmetleriyle doğru orantılıdır ve hiçbirini hafife alamayız.