Şimdi mevzuun bize bakan yönüne gelecek olursak, elbette ki gaye ölçüsünde vesile olan Efendiler Efendisi’nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) konumu farklı, bizim konumumuz ise tamamen farklıdır. O sebeple ister insanları yedirme, içirme, bakım ve görümünü yapma tarzında olsun; isterse onların ilim ve irfanına hizmet etme, böylece onları doğru yola sevk ederek rehberlik, pişdârlık ve pişvâlıkta bulunma şeklinde olsun.. hâsılı hangi yolla olursa olsun, bu yaptığımız iyiliklerin hiçbirini minnet işmam edecek ölçüde dahi olsa dile getirmemiz doğru değildir. Bu konuda bize düşen şöyle düşünmektir: Allah’a binlerce hamd ve senâ olsun ki bizi sizinle beraber böyle güzel bir yola hidayet eyledi; eyledi de iman ve İslâm hayatımız, gönül ve ruh dünyamız itibarıyla henüz gerçek bayrama eremesek de Rabbimiz bize el ele, omuz omuza âdeta bir bayram sevinci yaşattı.