İçeriğe geç
7. Bölüm

Benim Yüzümden!..

Soru: Mü’minlerin, ister ferdî isterse de içtimaî musibetleri kendi günahlarının neticesi bilmeleri mevzuunda her zaman hatırda tutmaları gereken ölçüler nelerdir?

Cevap: İman sayesinde, canlı-cansız bütün eşya renk, şekil, desen, mahiyet değiştirip başkalaşmış gibi güler insanın yüzüne.. ve ruh olur, mânâ olur akar mü’minin gönlüne. Taş-toprak, ağaç-yaprak, gül-çiçek, kuş-böcek.. her şey ama her şey gönül ufkundan ruhlara sürekli bir şeyler fısıldar. Dahası, bütün tekvînî emirler, satır satır, paragraf paragraf önemli birer mesaja dönüşür; his ve şuurlara harfsiz-kelimesiz en tesirli hutbeleri dinletir.

Musibetlerin Asıl Sebebi

Aslında, tekvînî emirler, bazen dar bazen de daha geniş dairede insanların ruh dünyalarına ve Cenâb-ı Hak’la münasebetlerine göre cereyan etmektedir. Ne var ki, sellerin, depremlerin, çeşit çeşit âfetlerin ve hatta ekosistemin bütünüyle bozulmasının temel kaynağına inilemeyince, bunlar birer tabiî hâdise gibi kabul edilmekte ve dolayısıyla, bu hâdiseler vesilesiyle verilmek istenen mesaj doğru okunamamaktadır.

Hâlbuki, kâinat ağacının şuurlu ve iradeli meyvesi insandır. Bir yönüyle, insan tabiatın bağrında yaratılmış, gelişmiş ve hâl-i hazırdaki kıvama ermiştir; diğer yönüyle de, kâinat ağacındaki genel durum insan meyvesine göre şekillenmiştir. Bu itibarla, bir bakıma insan sebep olur, tekvînî emirler ve kâinat ise sonuç; bir bakıma da kâinat sebep olur, insan ise sonuç. Tekvînî emirler ile insan arasında bu şekilde bir içli dışlı olma meselesi söz konusudur. Onun için –meselâ– yer sarsılması ile insanlardaki sarsıntı arasında ciddi bir irtibat vardır. Ne ki, bu ancak iman gözüyle görülebilir.

61