İnayet Altındayız!..
Soru: Cenâb-ı Hakk’ın inayetini celbeden vesileler ve onu inkıtâa uğratan sebepler nelerdir? İnayet-i ilâhiyenin kesilmemesi için bilhassa hangi hususlara dikkat edilmelidir?
Cevap: “İnayet” kelimesi lütuf, ihsan ve iyilikte bulunmak, imdada yetişmek, görüp gözetmek ve himaye etmek mânâlarına gelmektedir. Tasavvuf’ta, Allah’ın kuluna yardım etmesine ve onu her türlü kötülükten korumasına inayet denilmektedir.
İlâhî İnayet
Kur’ân hadimleri arasında bir ıstılah olarak kullanılan inayet tabiri ise, Cenâb-ı Hakk’ın hususî iltifatıyla gayet ehemmiyetli bir davada istihdam edilmek; iman hizmetinde çoğu zaman hiç beklenmedik nimet ve ihsanlara mazhar kılınmak; en zor zamanlarda ve en kötü şartlarda dahi ihtiyar ve iktidar haricinde bir dest-i gaybî tarafından korunup kollanmak; hatta “Belki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır.”1 âyet-i kerimesi sırrınca, zâhiren çok çirkin görünen hâdiselerde bile maddî-mânevî pek büyük semere verecek neticelere ulaştırılmak mânâlarının bütününü ihtiva etmektedir.
Hakkında açılan davaları, mahkumiyet kararlarını, sürgünleri ve hapis cezalarını dahi hep hayra yoran ve her fırsatta talebelerine “Merak etmeyiniz, biz inayet altındayız. Zâhirî zahmetlerin ardında büyük rahmetler var.”2 diyen Nur Müellifi, işte bu inayet anlayışını seslendirmiştir. Hapishane hayatını bile ilâhî kaderin emri, tensibi ve sevkiyle medrese-i Yusufiye kongresine iştirak etme olarak değerlendirmiştir. Kur’ân hadimlerinin ilâhî himayeye mazhar kılındıklarını, her zaman Cenâb-ı Hakk’ın gözetimi altında bulunduklarını, şayet musibetlere sabır ve tevekkülle mukabele ederlerse, bir dirhem zahmetin bir batman rahmet ve sevabı netice vermesi suretinde çok kıymettar mânevî faydalara nâil olacaklarını müjdelemiştir.
Dipnotlar
- 1 Bakara sûresi, 2/216.
- 2 Bediüzzaman, Şualar s.504. (On Dördüncü Şua).