İçeriğe geç

Mevzuyla alâkalı son bir hususu daha hatırlatmak istiyorum: Şeytanın önemli hilelerinden biri de, insana hatalarını kabul ettirmemesi, onu hata ve kusurlarına mazeret aramaya itmesi ve yaptığı yanlışları içtihâdî bir kısım görüş farkılılıklarının neticesiymiş gibi göstermek suretiyle, meseleye bir mazeret bulma yoluna sevk etmesidir. Eğer bir insan, yaptığı hataların kendi hatası olduğunu kabul etmiyor, onlara dışarıdan sebepler arıyor, “şundan dolayı yaptım, bundan dolayı yaptım” diyerek mazeretler arkasına sığınmaya çalışıyorsa, o hiçbir zaman hatalarını telafi edemez, günahtan uzaklaşma ve ukûbet endişesiyle Hakk’a sığınma kurnası olan “tevbe” ile temizlenemez, makam ve derecâtı muhafaza arzusuyla, O’nda fâni olma mânâsına gelen “inabe” kapısına kat’iyen yönelemez ve O’ndan başka her şeye kapanma da diyebileceğimiz “evbe” serasına asla giremez.

433