Ümmet-i Muhammed’e ihanet, Hazreti Üstad’ın davasına ihanet, bugün dünyanın dört bir yanına yayılan hizmet-i imaniye ve Kur’âniyeye ihanet affedilir türden değildir. Âdet-i ilâhiye açısında Allah affetmez o türlü kötülükleri; âdet-i ilâhiyeye inkıyat ve saygı zaviyesinden de Hazreti Muhammed (aleyhi ekmelüttehâyâ) o kötülükleri işleyenlere sahip çıkmaz. Bu açıdan, Efendimiz ümmetine darılmaz; fakat, Allah’a ve âdet-i ilâhiyeye saygı ve edebinin gereği, O’nun da ses ve soluklarını tutup temkin içinde bir tavır alması gereken yerler vardır. Öyleyse O’nun, bize küsmemesi, darılmaması, kırılmaması ve bizi terk etmemesini istiyorsak, riayet etmemiz gerekli olan hususlarda, özellikle de âmme hakkı diyeceğimiz ve içinde Allah hakkı da bulunan meselelerde çok hassas olmamız, çok titiz davranmamız gerekmektedir. O’na ümmet olma nispetimizi koruduğumuz sürece, O bize küsmeyecek ve bizi kimsesizliğe terk etmeyecektir.