İçeriğe geç

Osmanlı’yı görmez misiniz? O koca devleti tenperverlik, rahat tutkusu yıkmıştır aslında. Padişah artık orduların önünde değildir. “Padişahlar cephede savaşmazlar; savaşmazlar, çünkü onlar ölürse devlet çöker” anlayışı hâkim olmuştur. Kadavralaşma dönemine ait utandıran fotoğraflardır aslında bunlar. Hâlbuki Osman Gazi’den Murad Hüdavendigâr’a, Yıldırım’dan Yavuz’a ve Kanunî’ye kadar herkes cephede, askerinin, ordusunun önündedir.

Her neyse, bu hamur çok su götürür. İç ve dış safvete erme; ciddî irade, nihayetsiz sabır gücü, bitme tükenme bilmeyen enerji ve Cenâb-ı Hakk’ın rızası haricinde her şeyi elinin tersi ile itmeyi gerektirir. Mevlâ muînimiz ola.

İslâmî Denge ve Mürşid İhtiyacı

İslâm bir denge dinidir. Maddî ve mânevî âlem adına koymuş olduğu ölçüler bunun şahididir; fakat bunları gösterecek dimağlara, özellikle günümüzde çok ihtiyaç var. Bu ufku yakalayamayan birçok insanın yönlendirilmeye, sürekli nezaret edilmeye ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Aksi hâlde böylelerinin dine ve topluma zararlı olduğu muhakkak. Şöyle ki, bahsini ettiğimiz özellikteki kişiler, ilim adamları, master ve doktora talebeleri sistemin gerektirdiği ölçüler içinde çalışıyor. Başkalarının görüş ve düşüncelerini aktarmayı ilmî çalışma olarak kabulleniyorlar. Bunu yaparken de, belki farkında değiller, ama kendi gönüllerinin ilhamlarını öldürüyor, kendi ruhlarının dilinden kilidi çözmüyor/çözemiyorlar. Dolayısıyla bugün bir çeşit, yarın bir başka çeşit konuşuyor; en son okudukları kitabın havasına giriyorlar. Dimağlarda donukluk, söylenen şeylerde zıtlıklar oluyor böylece.

156