Bu söylediklerimden, benim hissizliği alkışladığım anlaşılmamalıdır. His elbette ki, din-i mübîn-i İslâm’ı anlatma ve onu müdafaa adına çok önemli bir faktördür. İnsan, inandığı değerleri ruhlara duyurma adına pürheyecan olmalı, dine gelebilecek bir felâket karşısında âdeta ölecek hâle gelmelidir. Fakat bütün bunlarla beraber o, her zaman, akıl ve mantığıyla o heyecan dinamizmini tadil etmesini, onu doğru yola kanalize edip en güzel şekilde ondan yararlanmasını bilmelidir.
104