Feth-i Karîb, Feth-i Mübîn
ve Feth-i Mutlak
Feth; açma, açılma ve küşâd etme mânâlarının yanında, ülke fethetme, fâtihlere ve fethedilen ülke halkına yeni ufuklar açma anlamına da gelmektedir. Fâtih, başta İstanbul olmak üzere değişik yerleri fethettiği için kendisine bu unvan-ı âlî verilmiştir. Bütün bunların ötesinde onun en önemli fethi, kalbî ve ruhî hayatı itibarıyla kendi iç dünyasını fethedip Allah ile derin bir münasebet içinde bulunmasında aranmalıdır. Kendisi bu münasebeti ne hoş ifade eder:
Ehl-i tahkik indinde feth, Fettâh ism-i şerifine bağlı değişik buudlarda farklı açılımların gerçekleşmesi şeklinde yorumlanmıştır ki çekirdekteki ukde-i hayatiyenin açılıp inkişaf etmesiyle rüşeyme yürümesinden, döl yatağında yumurtanın harika bir vetîre takip etmesine; şu koskocaman kozmozun mini bir nüveden meydana gelmesinden, bütün kevn ü mekânların onca fetk u retkından1 sonra uhrevî âlemlerin baş döndüren o muhteşem saraylarına dönüşmesine, dönüşüp iç içe farklılıklar arz etmesine kadar bütün şuûn, o feth-i ilâhînin birer tecellî ve tezâhüründen ibarettir.
“Karîb” kelimesi yakın mânâsına, “mübîn” sözcüğü açık anlamına gelmektedir. “Mutlak” lafzı ise kayıt altına girmeme hakikatine delâlet etmektedir. Ne var ki bu kelimeler, sofiyece sözlük anlamlarının dışında çok daha farklı mânâlar ihtiva etmektedirler; etmekte ve feth-i ilâhînin enfüs âleminde belli tezâhürlerini işaretlemekte, yolun hakkını verenler için de ilâhî tecellîler sağanağına îmâda bulunmaktadırlar.
Dipnotlar
- 1Fetk; şak etme, ayırma, yarma ve yarılma mânâlarına gelmektedir. Retk ise; yırtığı onarmak, yarığı düzeltmek ve bitiştirmek demektir. Bu iki kelime ile, kevn ü mekânın yaratılışı ve bir nizama bağlı kalışı ile alâkalı olarak Enbiyâ sûresi, 21/30’da nazara verilen hakikate işaret edilmektedir.