İçeriğe geç

Üçüncü adımı itibarıyla ise o, artık bir huzûr ve şuhûd insanıdır. Tamamen O’nu görme, O’nu duyma, O’nu bilme ve O’na enîs-i sadık olma yoluna girmiştir; girmiştir ve fark etmez artık dost vefasını ve düşman cefasını. Hele bir de duymuşsa Yâr sesini gayri duymaz ağyâr nefesini; sıyrılır bütün bütün mâsivâ (Allah’tan gayri her şey) kaydından ve bürünür ikinci bir tabiat ve mahiyete sırdan. Bilir bilinmesi gerekenleri ve kurtulur bilgi hamallığından.

Dervişlik; herkese açık bir kapıdır. O kapıya yönelen hiç kimseyi cevapsız bırakmaz ve geriye çevirmezler. Ne var ki, böyle bir kapıdan girişin de kendine göre bir kısım âdâbı vardır ki, ararlar onları gelip eşiğe dayananlardan ve onlara riayete bağlarlar içeriye alınmayı.

Tokâdîzâde Şekip:

“ Bâb-ı Hak açıktır merd-i âgâha,
Cândan geçenlerdir eren Allah’a.
Hakikat yolunda ben bu dergâha,
İsteyerek gelmiş kurbanlar gördüm.”

diyerek hem kapının her zaman açık bulunduğunu hem de bu yolun Cânân’a cân verme yolu olduğunu hatırlatarak ümitlerimizi şahlandırdığı aynı anda ihlâs ve ihsan çağrısında da bulunur.

281