İçeriğe geç

Evet, günümüzde İslâm dünyası hasta, alil ve ihtiyaç içinde kıvranmaktadır. Onun, silkinip kendi özüne dönmesi şarttır. Ruhu zillet, aklı kıllet ve bütün uzviyatı illet içindedir. Acilen tedavi edilmezse, her geçen gün daha kötüye gidebilir. Ancak, tedavi edildiğinde, yükleneceği misyon da kâinat çapındadır. İnşâallah o gün İslâm, yeryüzündeki bütün milletleri kucaklayacak ve dünyaya yeni bir nizam, bir âhenk ve bir ruh getirecektir.

* * *

İslâm tarihinde, tebliğ vazifesinin mü’minlik şiarı olduğuna delâlet eden çok hâdise vardır. Onlardan biriyle bu faslı açmak istiyorum. Bu hâdise Hz. Ebû Bekir ile ilgilidir. Hz. Ebû Bekir bir gün kendini dinleyenlere şöyle seslenir:

يَۤا أَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ أَنْفُسَكُمْ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ…

“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın, siz doğru yolda iseniz, herhangi bir sapkın kimse size zarar veremez…”8 âyetini okuyor ama yanlış tevil ediyorsunuz. Zira ben Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini işittim:

إِنَّ النَّاسَ إذَا رَأَوُا الظَّالِمَ فَلَمْ يَأْخُذُوا عَلٰى يَدَيْهِ أَوْشَكَ أَنْ يَعُمَّهُمُ اللّٰهُ بِعِقَابٍ مِنْهُ

“İnsanlar, zâlimin zulmünü gördükleri hâlde elinden tutup ona engel olmazlarsa, Allah’ın, umumî bir belâ göndermesi yakındır.”9

Evet, yukarıdaki âyet, “Başkalarına karışmayın, siz sadece kendinize bakın!” demek değildir. Aksine, âyetten anlaşılması gereken mânâ, başkalarının dalâlet ve sapıklıklarını görüşüp konuşurken insanın kendisini unutmamasıdır. Yani, aslında burada ferdî muhasebeye teşvik vardır. İşte Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh) bu mânâyı en iyi kavrayanlardan biri olarak, Allah Resûlü’nden naklettiği hadisi bu anlayışa delil olarak irad etmiştir.

Bu konu ile alâkalı Peygamber Efendimiz’in daha birçok hadisi vardır. Konuya işaret açısından bazılarını kaydetmek istiyorum:

72