Onların bir diğer ortak vasıfları ise, “Onlar münkerâtı emrederler.” Yaptıkları müstehcen neşriyatla, ele geçirdikleri sinema ve televizyon aracılığı ile gençleri manyetize edercesine sürekli kötülük telkininde bulunurlar; insanlar da âdeta onların emirlerine boyun eğerler. Zira propaganda vasıtaları, insanları tesir altına alacak kadar güçlü ve kuvvetlidir. Başı dönmüş ve bakışı bulanmış güruh ve yığınlar, münafıkların asla vazgeçmeyecekleri piyonları ve sömürü vasıtalarıdırlar. Sömürü güçlerini ayakta tutabilmek için vermeyecekleri taviz ve insanlığa karşı yapmayacakları hiçbir melanet yoktur. Çünkü onlar münafıklardır ve dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, bu ayırıcı vasıflarıyla derhal tanınırlar. Zira onlar sürekli kötülüğü emreder, iyilikten de insanları alıkorlar.
Evet, onların ortak vasıflarının ikincisi, “Mârufu engeller, iyiliğe mâni olurlar.” Cemiyeti psikolojik bir baskı altına alarak, faziletli yaşamak isteyen herkesi “gericilik”le yaftalarlar. Namaz kılan, oruç tutan, onların nezdinde mürteci; kadınların onlardan farklı olan giysileri ve başlarına taktıkları, onlara göre en korkunç irtica alâmeti ve bir uğursuzluk emaresidir. Millet sevgisinden mi bahsettiniz; artık siz onlara göre birer faşistsiniz.
Evet, bütün güzel şeyler onların yanında münkerdir. Âdeta milletin mâruf kabul ettiği her şeye karşı onların alerjisi vardır; vardır çünkü bu, nifakın bir muktezasıdır.. ve nifak iç-dış bütünlüğüne eremeyen insanların düştüğü derekedir. Kur’ân’ın ifadesiyle onlar Cehennem’in en dibine namzet zavallılardır. بَلْ هُمْ أَضَلُّ“Hayır, hayır, onlar hayvan değil, hayvandan da aşağıdırlar.”5 tam onları çerçeveleyen bir resimdir.
Dipnotlar
- 5 A’râf sûresi, 7/179.