Bu duanın (açıklamalı) mânâsı şöyledir: Allahım! Senden istiyorum ve Sana, rahmet peygamberi olan Habib-i Edib’ini, Hz. Muhammed Aleyhissalâtü vesselâm’ı şefaatçi yaparak teveccüh ediyorum. Biz, Senin Rahmaniyet ve Rahimiyetini O’nda tanıdık. Senin Rahmaniyet ve Rahimiyetin O’nunla temsil edildi. O’nu görmeseydik Bismillahirrahmanirrahim’deki er-Rahman ve er-Rahim’i bilemeyecektik. O’nun talimi olmasaydı, yeryüzünde nasıl bir rahmaniyet ve rahimiyet sofrası kurulduğuna muttali olamayacaktık. “er-Rahmanü’r-Rahim” diyecek fakat bunu kat’iyen anlayamayacaktık. Bize ve bütün insanlığaوَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ 161 unvanıyla takdim buyurduğun Habib-i Edib’in, hakikat adına her şeyi bize takdim etti ve gözümüzü açtı. İşte bu Rahmet Peygamberi ile Sana teveccüh ediyorum. Ey Muhammed! Seni vasıta yaparak, yani arkanda durup, “Ben O’nun ümmetiyim. O’na ittiba ve iktida ettim.” diyerek Rabbime teveccüh ediyorum. Yâ Rabbi! Şu Sultan’ın kalkan elleriyle ellerimi kaldırarak; O, Senin Dergâh-ı Nezd-i Ehadiyetinde kıvrım kıvrım kıvranırken, ben de ayaklarının dibinde iki büklüm olarak, O’nu Senin Nezd-i Ehadiyetinde şefaatçi yaparak, O’nun yüzü suyu hürmetine istiyorum, benim şu ihtiyacımı yerine getir.162
Sahabe-i kiram, iki rekât namaz kıldıktan sonra bu duayı yapan o âmâ zatın gözlerinin açıldığını ifade etmişlerdir.163