Japonya, Amerika gibi ülkelerin tarihleri bundan bahsetmiyor. Öyleyse gerçekleşmemiştir.” Bin lânet onun gibi Avrupa dalkavuklarının başına...
Beşinci Nokta
Ayın yarılması, kendi kendine, bazı sebepler neticesinde olmuş, tesadüfî, tabiî bir hadise değildir ki, alışılmış tabiat kanunları ona uygulansın. Güneşin ve ayın sonsuz hikmet sahibi Hâlık’ı, Resûlünün (sallallâhu aleyhi vesellem) peygamberliğini tasdik ve davasını aydınlatmak için o hadiseyi harikulâde olarak yaratmıştır. O mucize, irşad ve imtihan sırrının ve peygamberliğin hikmetinin gereğince, rubûbiyetin hikmetinin istediği insanları delille susturmak için gösterilmiştir. O hikmet sırrının gerektirmediği, istemediği ve peygamberlik davasını henüz işitmemiş olan, yeryüzünün farklı yerlerindeki insanlara o hadise, sis, bulutlar ve ayın farklı zamanlarda doğması, bazı memleketlerde henüz çıkmamış olması, bazılarında gündüz ve sabah, bir kısmında ise güneşin yeni batmış olması gibi, onu görmeye mâni pek çok sebep perde kılınarak gösterilmemiştir. Eğer o mucize bütün insanlığa gösterilseydi ya Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğine işaret ve bir peygamberlik mucizesi olarak gösterilecekti, o zaman Allah Resûlü’nün peygamberliği apaçık bir dereceye çıkacaktı. Herkes tasdike mecbur olacak, ortada irade kalmayacaktı. Oysa iman, akıl ve irade iledir; yoksa imtihan sırrı kaybolur. Ya da o mucize sırf bir gökyüzü hadisesi olarak gösterilecekti, o vakit Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğiyle münasebeti kesilecek ve ona has olmayacaktı.
Kısacası: Ayın yarılması hadisesinin mümkün olduğuna şüphe kalmadı, mesele kesin bir şekilde ispat edildi. Şimdi o hadisenin gerçekleştiğini gösteren pek çok delilden altısına işaret edeceğiz. Şöyle ki:
Hepsi çok adil olan sahabilerin, o hadisenin gerçekleştiğinde ittifak etmesi.. hakikati araştırıp delilleriyle bilen bütün tefsircilerin,وَانْشَقَّ الْقَمَرُ ayetinin tefsirinde o hadisenin vuku bulduğunda
Dipnotlar
- Haşiye: Yani altı defa icmâ suretinde, gerçekleştiğine dair altı delil vardır. Bu makam çok izah gerektirdiği halde maalesef kısa kalmıştır.
- Sahabenin adil olması hukuki mânâda değil, dini yaşayış bakımından tenkit edilmemeleri mânâsındadır.
- “… Ay bölündü.” (Kamer sûresi, 54/1).