İçeriğe geç

Beyan’a vehim ve şüphelerin hırsızları hangi köşeden, hangi taraftan girebilir!..

Evet, Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan asırları, meşrepleri, yolları farklı farklı olan peygamberlere, evliyaya ve tek bir Yaratıcıya inananlara ait kitapların tamamının sırrını içerir. Yani bütün o kalb ehli ve akıl sahipleri, Kur’an-ı Hakîm’in özet halindeki hükümlerini ve esaslarını tasdik eder bir şekilde, o esasları kitaplarında bildirip kabul etmişler. Demek onlar, Kur’an semavî ağacının kökleri hükmündedir. Hem Kur’an-ı Hakîm, vahye dayanıyor ve vahiydir. Çünkü onu indiren Zât-ı Zülcelâl, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) mucizeleri ile Kur’an’ın vahiy olduğunu gösterir, ispat eder. Kur’an’ın üstündeki mucizelik mührü de Arş’tan geldiğini gösterir. Ve kendisine Allah tarafından Kur’an indirilmiş olan Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) vahyin başlangıcındaki telâşı, vahiy indirilirken kendinden geçercesine vaziyeti ve Kur’an’a karşı herkesten çok hürmeti ve ihlâsı gösteriyor ki, Kur’an vahiydir; ezelden geliyor, ona misafir oluyor…

Hem Kur’an –açıkça– hidayetin kaynağı ve ta kendisidir. Çünkü onun zıttı –apaçık görüldüğü üzere– küfür sapkınlığıdır. Hem –zorunlu olarak– Kur’an, iman nurlarının madenidir. Elbette iman nurlarının zıttı karanlıktır. Birçok Söz’de bunu kesin olarak ispat etmiştik.

Hem Kur’an –şüphesiz– hakikatlerin toplandığı kitaptır. İçine hayal ve hurafeler giremez. Meydana getirdiği hakikatli İslamiyet âlemi, gösterdiği esaslı şeriat ve yüce kemâl vasıflarının şahitliğiyle, gayb âlemine dair bahislerinde dahi, görünen âlem hakkındaki bahisleri gibi hakikatin ta kendisi olduğunu ve içinde gerçeğe zıt bir şey bulunmadığını ispat eder…

Hem Kur’an –ayan beyan, şüphesiz– iki cihan saadetine ulaştırır, insanı ona sevk eder. Kimin şüphesi varsa Kur’an’ı bir defa okusun ve dinlesin, ne diyor…

Hem Kur’an’ın meyveleri mükemmeldir ve canlıdır. Öyleyse Kur’an ağacının kökü hakikattedir, canlıdır. Çünkü meyvenin hayatı, ağacın hayatına işaret eder. İşte bak, her asırda asfiya ve evliya gibi ne kadar mükemmel, kâmil, canlı ve nurlu meyveler vermiş…

250