İçeriğe geç

لَمَّا اسْتَقْبَلَنِي جِبْرِيلُ عَلَيْهِ السَّلَامُ بِالرِّسَالَةِ جَعَلْتُ لَا أَمُرُّ بِحَجَرٍ وَلَا شَجَرٍ إِلَّا قَالَ: اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ

Dördüncü Misal: Sahih nakille Hazreti Abbas’tan aktarılıyor:

Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam), Abbas ve dört oğlunu (Abdullah, Ubeydullah, Fazl, Kusem) beraber “mülâet” denilen bir perdenin altına alarak üzerlerini örttü. يَا رَبِّ هٰذَا عَمِّي وَصِنْوُ أَبِي وَهٰؤُۨلَاءِ أَهْلُ بَيْتِي فَاسْتُرْهُمْ مِنَ النَّارِ كَسَتْرِي إِيَّاهُمْ بِمُلَاءَتِي هٰذِه۪ diye dua etti. Birden evin damı, kapısı ve duvarları “âmin, âmin” diyerek duaya ortak oldu.

Beşinci Misal: Başta Buhârî, İbni Hibban, Ebû Davud, Tirmizî gibi âlimlerin sahih kitapları, ittifakla, Hazreti Enes’ten, Ebû Hureyre’den, Osman Zinnureyn’den ve cennetle müjdelenen on sahabiden biri olan Said İbni Zeyd’den naklediyor:

Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam), Ebûbekri’s-Sıddık, Ömeru’l- Faruk ve Osman Zinnûreyn ile Uhud Dağı’nın başına çıktı. Uhud Dağı ya onların heybetinden, onlara karşı hürmetinden ve korkusundan ya da kendi sevincinden titredi, kımıldadı. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) buyurdu ki:اُثْبُتْ أُحُدُ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ نَبِيٌّ وَصِدِّيقٌ وَشَهِيدَانِ Şu hadis, Hazreti Ömer ve Osman’ın şehit olacaklarını bildiren gayba dair bir haberdir.

Bu misale ilave olarak, şöyle nakledilmiştir: Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) Mekke’den hicreti esnasında kâfirler kendisini

177