İçeriğe geç

bir delil istendiğinde nasıl ki padişah “evet” dese seni tasdik eder. Öyle de, padişah âdetini ve vaziyetini senin ricanla değiştirirse, davanı “evet” sözünden daha kesin, daha sağlam bir şekilde tasdik etmiş olur.

Aynı şekilde, Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam), “Ben bu kâinatın Hâlık’ının elçisiyim. Delilim de şudur: O, devamlı âdetini, benim duam ve ricamla değiştirecek. İşte parmaklarıma bakınız, beş musluklu bir çeşme gibi su akıtıyor. Aya bakınız, parmağımın bir işaretiyle iki parça oluyor. Şu ağaca bakınız, beni tasdik etmek için yanıma geliyor, şahitlik yapıyor. Şu bir parça yiyeceğe bakınız, iki üç adama ancak yettiği halde, işte iki yüz-üç yüz adamı doyuruyor.” diye dava etmiş ve böyle yüzlerce mucizeyi göstermiştir…

Kaldı ki, o zâtın doğruluğunun ve peygamberliğinin delilleri, yalnız mucizeleriyle sınırlı değildir. Belki dikkat sahipleri için hemen hemen bütün hareketleri, fiilleri, halleri, sözleri, ahlâkı, tavırları, karakteri ve görünüşü, doğruluğunu ve ciddiyetini ispat eder. Hatta İsrailoğullarının meşhur âlimlerinden Abdullah İbni Selâm gibi pek çok kimse, o Zât-ı Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) yalnız simasını görünce, “Şu simada yalan yok, şu yüzde hile olamaz.” diyerek imana gelmişler.

Gerçi varlığın hakikatini, araştırma ve ispat yoluyla bilen âlimler, peygamberlik delilleri ve mucizeleri için bin kadar demiştir; fakat binlerce, belki yüz binlerce peygamberlik delili vardır. Ve farklı fikirlerden yüz binlerce insan, yüz binlerce yolla o zâtın peygamberliğini tasdik etmiştir. Yalnız Kur’an-ı Hakîm, kırk mucizelik yönünden başka, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) nebi oluşunun bin delilini gösteriyor.

Madem insanlıkta peygamberlik vardır ve peygamber olduğunu dava edip mucize gösteren yüz binlerce zât gelip geçmiştir. Elbette, hepsinden daha kesin bir şekilde, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliği sabittir. Çünkü İsa (aleyhisselam) ve Musa (aleyhisselam) gibi Allah’ın bütün elçilerine “nebi” dedirten ve peygamberliklerine dayanak olan deliller, onların vasıfları, vaziyetleri ve ümmetlerine

120