İçeriğe geç

Istılahî olarak kullanıldığındaki mânâsına gelince sadaka, sevabı Allah’tan (celle celâluhu) beklenilerek başkalarına yapılan her türlü maddî yardımı ifade eder ki,102 günümüzde sadaka denilince de genel itibarıyla bu anlaşılmaktadır.

Bütün bu izahlardan sonra zekâtla sadaka mukayese edilecek olursa; sadaka, her türlü maddî yardımı (hatta daha geniş mânâsı itibarıyla Allah için yapılan her şeyi) ifade etmesine karşılık zekât, belli şartlarla kayıtlı maddî yardımları ifade eder ki bu mânâda, “Her zekât sadakadır; fakat her sadaka zekât değildir.” denilebilir.

c. İnfak

İnfak fiili, “n-f-k” kökünden türemiştir ve başka bazı sözlük anlamlarının yanında büyük çoğunlukla sarf etmek/harcamak mânâsında kullanıldığına şahit olmaktayız.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ

“Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edin!”103 âyeti başta olmak üzere daha sonra zikredilecek olan birçok âyette işte bu tasadduk manası çok açık olarak görülmektedir.104 Allah yolunda tasaddukta bulunulması veya farz olan zekâtın verilmesini emreden birçok âyette de yine infak tabiri kullanılmıştır ki bu, ihtiyaç anında emredilen yerlere malın sarf edilmesi demektir.105

Buradan hareketle diyebiliriz ki infak, bazı yönleri itibarıyla zekâtla bütünleşmiş olmasına rağmen, muhteva itibarıyla zekâttan daha şumüllü ve kapsamlı bir kelimedir.

İnfak kavramı hadis-i şeriflerde de sarf etme ve harcama anlamında kullanılmıştır ki, Hazreti Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) yoluyla bize ulaşan bir kudsî hadiste Resûlüllah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir: Cenab-ı Allah ferman buyurdu:

أَنْفِقْ يَا ابْنَ آدَمَ أُنْفِقْ عَلَيْكَ

“Ey Âdemoğlu, sen Allah yolunda malını sarf et ki, Ben de sana infakta bulunayım.”106 hadis-i şerifi bu konuda ilk akla gelen örneklerden biridir.

d. Öşür

71