İçeriğe geç

Zekâtın sözlükteki temizlik anlamından yola çıkarak da şunları söyleyebiliriz: Çok yönlü içtimaî bir temizlik ameliyesi olan zekât sayesinde, veren, nefsindeki hodgamlık ve cimriliği, alan da kalbindeki kin ve hasedi temizlemiş olur. Yani zekât, iki yönlü bir tezkiye ameliyesi yapar. Allah (celle celâluhu), zekâtla, bir yandan vereni günahlardan temizleyip onu kurb-u huzuruna almaya hazır hâle getirdiği gibi, diğer yandan da alanı toplum içinde potansiyel suçlu olma noktasından kurtararak cemiyete faydalı bir fert hâline getirir. Daha açık bir ifadeyle zekât vesilesiyle zengin, cimrilik hasletinden temizlendiği için Ganiyy-i Mutlak olan Cenab-ı Hakk’a yaklaşmakta; fakir de sermaye, servet sahiplerine karşı kendisinde oluşabilecek kin ve haset hastalığından temizlendiği için zengine yaklaşmaktadır.

b. Sadaka

Sadaka, lügat anlamı itibarıyla doğruluk, sözü kabul etme ve tasdik gibi mânâlarda kullanılmıştır.97 Kur’ân ve hadislerde ise, mânâsı daha da şumüllü ve geniş tabanlı bir ihsan ve iyilik kaynağı olarak karşımıza çıkar. Buna göre sadaka, yer yer farz olan zekât anlamında kullanıldığı gibi, bazen de bir başkasına iyilik etmek, hatta başkalarına zarar vermekten uzak durmak anlamlarında da kullanılmaktadır. Dolayısıyla mânâsı olabildiğince genişlik kazanmaktadır.

Kur’ân-ı Kerim’den örnek vermek gerekirse mesela Hazreti Yusuf’a (aleyhisselâm), وَتَصَدَّقْ عَلَيْنَا “Bize tasadduk et, yardımda bulun.”98 diyen kardeşleri, bu kelimeyi kullanmışlardır. Zekâtın verileceği sekiz grubun sayıldığı, إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاءِ وَالْمَسَاكِينِ…“Şüphesiz ki sadakalar fakirler, miskinler… içindir.”99 âyetindeki sadaka kelimesi ise zekât anlamında kullanılmıştır.

69