Umumi seferberlik, memleket işgal edildiği zaman farz-ı ayn olur. Biz millet olarak Çanakkale’de bu seferberliği nim (yarım) olarak yaşadık. Bundan dolayı gelinlerimiz, analarımız, bacılarımız ve kızlarımız bomba taşıdılar, erkeklerimiz de yaşlı-ihtiyar demeden, yarım milyona yakını yollara dökülüp Allah adına memleketleri için seferber oldular. Netice itibarıyla da toprağımızı, ırzımızı ve namusumuzu çiğnetmemek için, dinimize dokundurmamak için çeyrek milyona yakın insanımızı yitirdik. Bizler bunun nasıl bir duygu olduğunu bilemiyor fakat bu savaşı destanlaştıranların yazdıkları satırlarda hissedebiliyoruz. M. Akif bu mevzu ile alâkalı iniltilerini bir yerde şöyle seslendirir:
Bana kalırsa şu andaki durum, Çanakkale’den bin beterdir. Günümüzde Müslümanı uyuşturacak ve uyutacak daha değişik bir durum söz konusu. Vâkıa, felâketlerin bazıları atlatılmıştır ama hem âdetullah olarak hem de tarihen sâbittir ki toplumumuzun kendini bulması, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) nazarında matlup keyfiyeti kazanması, onun vereceği büyük mücadelelere bağlıdır.