İçeriğe geç

Evet, Ebû Talha’nın (radıyallâhu anh) hayatının her karesi amel ve aksiyonla dopdoluydu. Hele onun Uhud’da yaptıklarına bakınca, Allah (celle celâluhu) için seferber olmayı ne derece anladığı daha net görülecektir. Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm), yaralanmış bir hâlde iken kendisine oklar geliyordu. Ebû Talha’nın sadağında da oklar bitmişti. Efendimiz etrafı teftiş ederken başını her kaldırdığında Ebû Talha göğsünü Efendimiz’in önüne siper ediyor, oturup kalkıyor ve Efendimiz’i bir kalkan gibi korurken derin bir sevinç duyuyordu. Nebiler Serveri’ne bir şeyin isabet etmemesi için göğsünü, gelen oklara geriyor ve O’na bir şey olur diye tir tir titriyordu.54 Bütün hayatı böyle geçen Ebû Talha “Ey mü’minler! Sizler gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak hep birlikte seferber olunuz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad ediniz. Eğer anlıyorsanız, sizin için hayırlı olan budur.”55 âyet-i celîlesini her duyuşunda harekete geçmiş ve cepheye koşmuştu. Ve bir keresinde de Kıbrıs’a gidiliyordu. Çok yaşlı olmasına rağmen, çocuklarına seslenerek kendisini atın üzerine bağlamalarını ve Kıbrıs’a öyle gitmek istediğini söylemişti. Sebebi sorulunca da Kur’ân’da Cenab-ı Hakk’ın umumi seferberlikten bahsettiğini ifade etmişti.56

70