Elinde olmayarak bu türlü saplanmalara düşüp baş aşağı gitmeden hemen kalkıp Allah’a (celle celâluhu) istiğfar etmelidir. Nitekim Buhârî ve Müslim’in rivayet ettiği bir kudsî hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: “Kul günah işlediği zaman, ‘Allahım, günah işledim mağfiret et.’ der. Bunun üzerine Ben şöyle buyururum: ‘Kulum günah işledi. Kendisini mağfiret edecek Rabbisinin bulunduğunu, yani Beni kabul etti. Ben de onu mağfiret ettim.’… Daha sonra bir daha günah işleyerek, ‘Ya Rabbi! Yine günah işledim.’ der. Ben yine şöyle derim: ‘Kulum günah işledi. Kendisini mağfiret edecek birisinin bulunduğunu kabul etti. (Ey kulum! Sen dağlar azamet ve cesametinde günahlardan istiğfar edip benim karşıma geliversen, Ben seni yine mağfiret edeceğim.)’”48 Onun için insan bir zelle ve bir sürçmeyi müteakip hiç vakit kaybetmeden hemen “Estağfirullah” deyip tevbe ederek Rabb’e teveccüh etmelidir. اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لَنَا، اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ذُنُوبَنَا، اَللّٰهُمَّ اسْتُرْ عُيُوبَنَا، اَللّٰهُمَّ أَصْلِحْ أَحْوَالَنَا“Allahım, bizi bağışla. Allahım, günahlarımızı yarlığa. Allahım, ayıplarımızı ört. Allahım, hâlimizi düzelt.” demeli, samimi kulluğa bir kere daha “vira bismillah” deyip bir kere daha ebedi mihrabına yönelmelidir.
48 Buhârî, tevhid 35; Müslim, tevbe 29, 30.