İçeriğe geç

Kâinattaki bütün harekât ve hâdisatın küllî irade ile tanzim edilmesine mukabil, insan ise hayatını kendi iradesi ile yönlendirme mecburiyetinde ve mükellefiyetindedir. İşte bu iradenin hakkının eda edilmesi neticesinde de Allah rahmâniyet ve rahîmiyetiyle insana, bütün cismanî arzularına cevap verecek, huri, gılman ve perdedârlarla donatılmış cennetler sunacaktır.

Zira irade, rahmâniyet ve rahîmiyetin cilvesidir. Cennet de rahmâniyet ve rahîmiyetin tezahür etmiş şeklidir. Burada insan, rahmâniyet ve rahîmiyetin muktezası olan iradeyi iyi kullandığı zaman o iradenin semeresini yine rahmâniyet ve rahîmiyetin tezahürü olarak görür.

Evet, hayatın ahirete göre tanzim edilmesi ve sırların açığa çıkacağı günün unutulmaması sayesinde fert, aile ve cemiyet huzura kavuşacak ve hususiyle gençler istikamet bulacak, nizam ve intizam altında yaşayacak ve başkalarının huzurunu ihlâl etmeyeceklerdir.

Sehl b. Sa’d (radıyallâhu anh) anlatıyor: Allah Resûlü’ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) gelip, günlerdir evine kapanmış ağlayan bir gencin durumunu haber verdiler. İki Cihan Serveri onun evine kadar gitti. İçeriye girince, genç sevinçle yerinden fırladı ve kendisini Allah Resûlü’nün kolları arasına atıverdi. Biraz sonra da ayaklarının dibine yığılıp kaldı. Genç vefat etmişti. Rahmet Nebisinin gözleri yaşardı ve dudaklarından şu inciler döküldü:

جَهِّزُوا صَاحِبَكُمْ فَإِنَّ الْفَرَقَ مِنَ النَّارِ فَلَذَ كَبِدَهُ وَالَّذ۪ي نَفْس۪ي بِيَدِه۪ لَقَدْ أَعَاذَهُ اللّٰهُ مِنْهَا

“Arkadaşınızı techiz edin. Cehennem korkusu onun ödünü kopardı. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah onu Cehennem’den koruyacaktır.”5

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ۝فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰى

“Ama kim Rabbinin makamından, (O’nun huzurunda duracağı demden) korkar ve nefsi kötü heveslerden menederse, (onun için) gidilecek yer Cennet’tir.”6

11