İçeriğe geç

Buhârî ve Müslim’in Ebû Hüreyre’den (radıyallâhu anh) rivayet ettikleri şu hadis yukarıdaki hadisi biraz daha tafsil eder mahiyettedir. Allah Resûlü şöyle ferman ediyor:

يُحْشَرُ النَّاسُ عَلٰى ثَلَاثِ طَرَائِقَ رَاغِب۪ينَ رَاهِب۪ينَ وَاثْنَانِ عَلٰى بَع۪يرٍ وَثَلَاثَةٌ عَلٰى بَع۪يرٍ وَأَرْبَعَةٌ عَلٰى بَع۪يرٍ وَعَشَرَةٌ عَلٰى بَع۪يرٍ وَتَحْشُرُ بَقِيَّتَهُمُ النَّارُ تَق۪يلُ مَعَهُمْ حَيْثُ قَالُوا وَتَب۪يتُ مَعَهُمْ حَيْثُ بَاتُوا وَتُصْبِحُ مَعَهُمْ حَيْثُ أَصْبَحُوا وَتُمْس۪ي مَعَهُمْ حَيْثُ أَمْسَوْا

“İnsanlar (kıyamet gününde) üç hâl üzere haşrolurlar. Bunlardan birinci sınıf; dünyada havf ve recâ muvazenesini kurmuş insanlardır…” İçleri her an Allah ile dolup taşan ve işlerini ahirette hesap verme şuur ve idrakine göre ayarlayanlardır. En ümitsiz hâdiseler karşısında dahi Cenâb-ı Hakk’ın rahmetinden ümitvar olanlardır. Alabildiğine Allah’tan korkmalarına rağmen küfrün bir şiârı olan ye’se ve ümitsizliğe düşmeyenlerdir. Ve böylece rağbet ve rehbet içinde hayatlarını geçirenlerdir.

“Diğer ikinci sınıf; Cennet’e girebilmek için iki, üç, dört… ve on kişi bir bineğe binmiş olanlardır…” Bir hayvanın üzerine bu kadar kişi binerek düşe kalka Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna gitmeye çalışmaktadırlar. Burada düşe kalka gittikleri, mâsiyet ve günahlarla yüzüstü düştükleri gibi orada da düşe kalka gideceklerdir.

“Üçüncü sınıfa gelince, onları Cehennem sevk edecektir (Cehennem’in içinden gelen kıvılcımlara göre mecburi istikamet takip edecekler). Onlar kuşluk uykusuna yatmak isteseler Cehennem onlarla kaylûle yapar, ne zaman geceleseler Cehennem onlarla beraber geceler, ne zaman sabahlasalar Cehennem onlarla beraber sabahlar. Ve yine ne zaman akşamı idrak etseler Cehennem de onlarla beraber akşama girer…”17

20