Çünkü onlar ruh ve vicdanlarında Cehennem’in çekirdeğini böyle taşıdılar. Cehennem’in çekirdeğiyle geceleyip onunla sabahladılar. Binaenaleyh nasıl yaşadılarsa öyle muamele görecekler. O çekirdek bir ağaç hâlinde neşv ü nemâ bulacak ve yakalarını bırakmayacak.
İşte bunlar ve bunlara benzer dersler ile Allah Resûlü ümmetini ciddî bir ahiret şuuru içinde yetiştiriyor ve bilhassa kendi devrinde sahabe, perdenin verâsında bütün dehşetiyle Cehennem’i ve bütün debdebesiyle Cennet’i müşâhede eder bir hava içinde hareket ediyordu.
Evet, hayatı istikamet ve faziletlerle geçirmenin tek çaresi bu edep ile edeplenmek ve ahiret hayatını dünyada ahlâk hâline getirmektir. Yoksa ahirete imanı olmayan fertlerde ve bu fertlerin meydana getirdiği cemiyetlerde fazilet ve istikamet düşünülemez. Eğer onlarda da faziletten bir iz görülüyorsa, bu sadece insanlık fıtratının cevherine ve çekirdeğine Cenâb-ı Hak tarafından yerleştirilmiş olan fazilettir. Fıtrata yerleştirilmiş olduğundan dolayı da aksini yapmaları mümkün değildir. Bu imkânsızlıktır ki, onları böyle faziletli işler yapmaya zorlamıştır. Bu ise hiçbir zaman çalışmak ve kazanmakla elde edilen fazilet seviyesinde değildir.