“Ey insanlar! Sizler yalın ayak, çıplak ve sünnetsiz olarak haşrolacaksınız.” Zerrat-ı asliyeniz, ervah ve eşbahınızla yeniden dirileceksiniz. Hem cismanî hem ruhanî bir haşre mazhar olacaksınız. Vicdanınızda duyup kendisini göremediğiniz Cennet’i; bunun da ötesinde cilvelerini müşâhede edip hakikatine eremediğiniz Mevlâ’yı görmek için haşrolacaksınız. Allah Resûlü devamla: “Dikkat edin! Ahirette ilk defa elbise giydirilecek Hz. İbrahim’dir. Dikkat edin! O gün ümmetimden birtakım insanlar sol taraflarından yakalanmış olarak getirilir. Ben: ‘Yâ Rabbi! Bunlar benim ashabım!..’ derim. Cenâb-ı Hak bana hitaben: ‘Yâ Muhammed! Bilmiyorsun onlar senden sonra neler işlediler.’ der. Ben de artık salih kul Hz. İsa gibi derim: ‘Aralarında bulunduğum müddetçe onlar hakkında şahittim, beni aralarından aldığında onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahitsin. Onlara azap edersen doğrusu onlar Senin kulların, onları bağışlarsan güçlü olan, Hakîm olan şüphesiz ancak Sensin!.’14”15
Taberânî’nin Hz. Enes (radıyallâhu anh) tarikiyle rivayet ettiği bir hadis-i şerifte de Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor:
“Âdemoğlu Allah onu yarattığından bu yana ölümden daha şiddetli bir hâdiseyle karşılaşmamıştır. Sonra ölüm, ölümden sonrakilere nazaran daha hafif gelir. O gün öyle bir şiddetle karşılaşırlar ki, çenelerine kadar terlerler. Âdeta ter, onların çenelerine gem gibi olur. Öyle ki o ter denizinde istense gemiler bile yüzdürülebilir.”16
Dipnotlar
- 14 Mâide sûresi, 5/117-118.
- 15 Buhârî, enbiyâ 8, 48, tefsîru sûre (5) 14, 15, (21) 2, rikak 45; Müslim, cennet 58.
- 16 et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat 2/277.