İçeriğe geç

Oysaki her insan kendini, zatı itibarıyla bir “hiç olduğu”na inandırmalıdır ki, –Kur’ân ahlâkı da bunu gerektirir– hiçliğin sevkiyle her şey olana yönelsin. Bu konuda esas olan da bunu diliyle söylemek değil, vicdanına kabul ettirmektir ve bu, büyüklerin yoludur. Evet, dünden bugüne ahlâkı Kur’ân olan yüzlerce, binlerce seçkin insan bu mevzuda nice örnek tavırlar sergilemişlerdir. İşte onlardan biri olan Çorum’daki hak dostu: “Beni, Amr b. Ma’dikerib’in ayaklarının dibine defnedin!” diyor. Evet, bugün onun kabri, Amr b. Ma’dikerib’in ayakları altında bulunmaktadır.. ve mezar taşında da, “Köpekleri de girişte ön ayaklarını uzatmış vaziyettedir.”14 mealindeki âyet yazılıdır.

Bir dönemde sahabenin büyük ekseriyeti, cihad vesilesiyle dünyanın dört bir yanına dağılmış.. ve bunlardan birçoğu da bir daha geriye dönmemişti; dönmemiş, ya bir savaşta şehit düşmüş ya ecel onu gurbette yakalamış ya da başka bir sebeple gittiği yerde meçhullere karışmıştı. Daha sonra da bulundukları yerlerin mânevî dinamikleri gibi vazifelerini sürdürdükleri görülmüş ve tespit edilmiştir. İşte bu sahabilerden biri de Amr b. Ma’dikerib’dir (radıyallahu anh).

O, sahabenin ileri gelenlerinden biri değildi. Hayatında, beş kişilik bir müfrezeye bile kumanda etmemişti. İhtimal bu sahada ciddî bir liyakati yoktu. Ama bir nefer olarak üzerine düşeni hakkıyla eda edenlerdendi. Güçlü, kuvvetli ve gözü pek bir yiğitti. Harp meydanlarında bir kasırga gibi eser ve düşmanı târumar ederdi. Büyük ihtimalle, İstanbul’un fethi için yola çıkmıştı. Fakat Çorum dolaylarında vefat etti… Sonra da oraya defnedildi. Bugün hâlâ kabri ziyaret edilenlerdendir.

32