İçeriğe geç

Bugün pek çok düşünür, gelecek yılların Kur’ân’a açık yıllar olacağı hususunda ittifak hâlindedirler. Aslında, az dikkat edildiğinde, içinde bulunduğumuz çağın, düşünce ve tasavvurlarımızın çok çok üstünde bir süratle Kur’ân’a doğru kaydığı hemen sezilebilir. Evet, artık bugün, en âmiyâne bakışlar dahi, Kur’ân’ın ne denli kâinatla içli-dışlı olduğunu sezebiliyor, onun varlık adına söylediği sözlerin isabetini görüyor, mesajlarındaki güç ve nuraniyet karşısında hayret ve hayranlıktan kendilerini alamıyorlar, denebilir.

Günümüzde bu yüce kitabın; varlığın bağrındaki sırları, tabiatın ruhundaki incelikleri zevkle mütalaa edilecek bir kitap şeklinde, ilim ve irfan erbabının gözleri önüne serdiğini, yine ilim ve hikmetle uğraşanlar söylüyorlar.

Evet, varlığı didik didik edip, onun gaye, muhteva ve esaslarını herhangi bir tereddüde meydan bırakmayacak şekilde açıklayıp ortaya koyan, bu Kur’ân’dır.

İnsanın kalbî, ruhî ve fikrî hayatını tanzim edip ona en yüksek hedefleri gösteren ve elinden tutup gösterdiği hedeflere ulaştıran; dahası ona lütufla, merhametle, şefkatle, adaletle muameleyi emreden ve onunla kötülükler arasına, âdeta aşılmaz engeller koyan, yine o Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’dır. Allah’ın insanoğluna bahşettiği sıhhat ve afiyeti, istidat ve kabiliyeti, imkân ve kuvveti en iyi şekilde değerlendirme ve bu mevhibelerden hakkıyla istifade etme yollarını gösterip insanları birbirine “bâr (yük)” olmadan kurtaran, yine bu ilâhî beyandır.

Bu öyle ışık kaynağı bir kitaptır ki, ona gönül verip arkasına düşenlerin ruhlarında hürriyet düşüncesi, adalet anlayışı, kardeşlik ruhu ve başkaları için yaşama arzusunu tutuşturarak, etten-kemikten varlıklara melekleşme âdâbını öğretip, onlara iki cihan mutluluğuna giden yolları gösterir ve bu yolda kapıları ardına kadar açık bırakır.

9