İçeriğe geç
44. Bölüm

Talâk Sûresi

وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًا

“Kim Allah’tan korkar (takvaya sığınır)sa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.”

(Talâk sûresi, 65/2)

Takva; bizim anlayışımıza göre şeriat-ı garrânın prensipleri yanında şeriat-ı fıtriyenin kanunlarına uymak demektir. Bunlardan birincisi enfüsî takva ise, diğerine âfâkî takva diyebiliriz ki, bu ikisini birbirinden ayırmak kat’iyen doğru değildir. Yalnız böyle bir takvayı yakalayabilmek o kadar da kolay olmasa gerek…

İsterseniz bahse konu âyet-i kerimeyi tekrar ele alalım: Kur’ân وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ cümlesinde konuyu “ittika” fiili ile anlatıyor. Bu fiil “iftial” babındandır. Bu babın en önemli hususiyeti ise, mutâvaattır. Yani fiilin kabullenilmesi ve münfailin tabiatı, bir yanı bir derinliği hâline gelmesi mânâlarını ifade ediyor. Evet burada anlatılmak istenen, takvanın fıtratın bir buudu, insan tabiatının bir derinliği hâline getirilmesidir. Yani takva ile oturmak, takva ile kalkmak, takva derinlikli yaşamak; hâsılı kâinatı takva derinliği içerisinde hallaç edip takvalaşmak demektir. Evet, işte elde edilmesi çok zor görünen bu ufuk noktayı hedefleyerek Kur’ân diyor ki: وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًا“Kim böyle bir takva zirvesine çıkarsa, Allah ona mutlaka bir çıkış yolu ihsan eder.”

341