Necm Sûresi
“Andolsun O, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.”
(Necm sûresi, 53/18)
Bilindiği gibi bu âyet-i kerime, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) miraç yolculuğunun anlatıldığı yerde geçer. Âyetin O’na bakan yönü mahfuz, burada bu özel konunun dışında pek çok hakikate kapı aralandığı da bir gerçek.
O’nun, Cenâb-ı Hakk’ın varlığını gösteren âfâkî ve enfüsî delilleri gözüyle görmesi, gözüyle gördüklerini bir iç müşâhedeyle hakikî buudları içinde sezip değerlendirmesi, böyle bir rü’yetin lütfî neticesi. Evet bu büyük insanın nazarı küllî olduğundan, müşâhedesi de muhittir. Bu itibarla da ilâhî tecellîleri mânisiz, hâilsiz, perdesiz, engelsiz görebilir. Görüş ufku böyle olan birinin söyleyeceği sözler hakkında ise sıradan insanlar hiçbir kritikte bulunamazlar. Arzda durup semayı seyredenlerin nazarı ile, evinde oturup burnunun ucunu bile göremeyenlerin nazarı elbetteki bir olamaz.