İçeriğe geç

Bu rü’yet ve bu temâşâya, kâinat kitabının mürekkebi ve hilkat ağacının çekirdeği, O Şeref-i Nev-i İnsan’ın nuru olması itibarıyla, kendi hakikatinin kitabını okuma ve mahiyet-i münkeşifesinin ağaç, dal, yaprak ve meyvesini müşâhede de diyebiliriz ki, böyle bir seyahat varlığın ilk plân ve projesiyle alâkalı kader kalemlerinin cızırtılarının duyulabildiği zaman ve mekân üstü noktadan, Arş’ın gölgesinde ârâm etmeye ve rıdvan ufkunda iltifata ermeye kadar upuzun bir mütalâa ve müşâhedenin unvanı olmuştur.

اَللّٰهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقًّا وَارْزُقْنَا اتِّبَاعَهُ وَأَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلًا وَارْزُقْنَا اجْتِنَابَهُ
317