İçeriğe geç
19. Bölüm

İsrâ Sûresi

وَكُلَّ إِنْسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَۤائِرَهُ ف۪ي عُنُقِه۪ۘ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَابًا يَلْقٰيهُ مَنْشُورًا

“Her insanın amelini boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.”

(İsrâ sûresi, 17/13)

Bu âyet, insana, idamlık birinin idama götürülürken cürümlerinin menşûru bir levhanın onun boynuna asılmasını çağrıştırıyor. Bu hususu tefsir sadedinde birkaç şey söylenebilir:

1. Bu, insanın amelidir; hadis-i şeriflerdeki ifadelere göre, iyi ise “hasenü’l-vech”, çirkin ise “kabîhu’l-vech” şeklinde insanın karşısına dikilecek olan onun iyi-kötü amelleridir.1

2. Şayet Allah, bir kulunu rüsva etmek isterse, yani onu yaptıklarından ötürü adaletinin gereği olarak cezalandırmak dilerse, amel defterini onun boynuna asar ve ettiklerini fâş eder; yok, affetmeyi murad buyurursa, onun kusurlarını saklar ve kimseye göstermez.

3. Bir başka tevcih olarak da şu söylenebilir; insanın boynuna bağlanan bu “tâir”, ondan hiç ayrılmayan vicdanın derinliklerinde daima kendini hissettiren ve halk arasında sıkça kullanıldığı üzere, amele bağlı olarak “vicdan azabı” veya “vicdan rahatlığı” demektir.

177