İçeriğe geç
9. Bölüm

A’raf Sûresi

قَالُوا يَا مُوسٰۤى إِمَّا أَنْ تُلْقِيَ وَإِمَّا أَنْ نَكُونَ نَحْنُ الْمُلْق۪ينَ۝قَالَ أَلْقُواۚ فَلَمَّا أَلْقَوْا سَحَرُۤوا أَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَۤاءُۧوا بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ

“(Sihirbazlar), ‘Ey Musa, sen mi (önce) atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım?’ dediler. ‘Siz atın!’ dedi. Onlar (da ortaya atacaklarını) atınca, insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve büyük bir sihir sergilediler.”

(A’raf sûresi, 7/115– 116)

Zannediyorum burada, çoklarının gözünden kaçan bir husus var; o da, Hz. Musa’ya tekaddüm eden yıllarda sihrin, halkın en çok alâka duyduğu bir hâdise olduğudur. Evet, bir bayram günü herkesin toplandığı bir alanda sihir gösterilerinin yapılması da bunu gösteriyordu. Musa (aleyhisselâm) onlara sihirlerini gösterme ve ortaya koyma imkânını verdi. Firavun ülkesinin en ünlü sihirbazları halkın bakış açısına göre en büyük, ulaşılmaz derecedeki sihirlerini yapınca herkesin gözleri döndü, bakışları buğulandı. Arkasından da, Hz. Musa, onların sihirlerini iptal ediverince, önce sihirbazlar sonra halk şaşakaldı. Sihirbazlığın zirvesine oturan bu insanlar, Hz. Musa’nın yaptığının sihir olmadığını anlayarak Firavun’a rağmen hemen iman ettiler. Böyle hemen iman etmeleri ile de çok büyük bir hizmet yaptılar. Zira onlara güvenen ve onların safında yer alan halk da onların peşi sıra hemen iman ediverdiler.

128