İçeriğe geç

Diğer taraftan, Allah’ın adının gönüllere nakşedilmesi ve İslâm dininin şanına uygun bir şekilde yüceltilip yayılması mânâsına gelen “i’lâ-yı kelimetullah” vazifesi de arınma yollarının başında gelir. Hususiyle günümüzde, sırf rıza-yı ilâhîyi tahsil maksadıyla, Nâm-ı Celîl-i İlâhî’yi yüceltmeye çalışmak, Allah Teâlâ’ya ve Resûl-i Ekrem’e karşı alâkanın ifadesidir. Evet, özellikle bu asırda, Kur’ân’a sahip çıkanlar arasında yürümek, bir yönüyle surî ve nazarî dahi olsa Hak maiyyetinin alâmetidir ve mâsiyet kirlerinden sıyrılmak için de çok önemli bir vesiledir. Bir insan, fâcir de olsa, Hakk’a hizmet yolunda bulunuyorsa, ona hâlâ temizlenme ve Cennet’e ehil hâle gelme fırsatı veriliyor demektir. Günahlar, o maiyyet-i ilâhiyeyi ve maiyyet-i nebeviyeyi vicdanın derinliklerinde duymaya mani olabilir; fakat, “i’lâ-yı kelimetullah” hizmetinde yer alan herkesin Cenâb-ı Hak’la ve Resûlullah’la –bir ölçüde– beraber olduğu muhakkaktır. Şayet, insan Mevlâ’nın hoşnutluğunu hedefler ve salihlerle kol kola yürümesini sürdürürse, zamanla günahlarının engelleyiciliğinden kurtulacak ve o kudsî maiyyeti vicdan mekânizmasıyla da sezip duyacaktır.

133