İçeriğe geç
4. Bölüm

Kur’ân Müslümanlığı Mı?

Soru: Bir âyet-i kerimede,1Kur’ân’ın mehcur tutulduğuna dair bir Peygamber sitemi ve şikâyeti görüyoruz. İlâhî Beyan’ın “mehcur” ittihazedilmesi ne demektir? Böyle bir şikâyet, sadece müşriklerden dolayı mıdır; yoksa, onun inananlara ve günümüz Müslümanlarına bakan yanları da var mıdır?

Cevap: Söz konusu âyet-i kerimede, sitemde ve şikâyette bulunan Resûl, Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) olabileceği gibi, başka peygamberler de olabilir.2 Bazı müfessirler, âyetin metnindeki “Resûl” ifadesini öncesi ve sonrasıyla değerlendirip, her peygamberin karşısında ilâhî mesajı yalanlayıp onunla alay eden bir kısım düşmanların bulunduğunu ve dolayısıyla bütün peygamberlerin kendi kavimlerindeki adâvete kilitli bu kimselerden şikâyetçi olduklarını/olacaklarını söylemişlerdir.

Âyette “Kur’ân” adının zikredilmesi ilk bakışta böyle bir anlayışa zıtmış gibi görünse de, bir yönüyle, bütün peygamberlerin suhuf ve kitaplarına “Kur’ân” denmesi münasiptir. Gerçi, tercih edilen görüşe göre, “Kur’ân” kelimesi, kök itibarıyla okumak, toplamak ve bir araya getirmek mânâlarına gelen قَرَأَ fiilinden bir mastardır. Kur’ân lafzı, İnsanlığın İftihar Tablosu’na (aleyhi ekmelüttehâyâ vetteslîmât) indirilen kitaba tahsis edilmiş ve onun için özel isim (alem) olmuştur. Bununla beraber, iştikâkı (kendisinden türetildiği kök) açısından Kur’ân kelimesinin değişik mânâları da vardır. Hem hepsi Allah nezdinden geldiğinden, hem tamamı öz itibarıyla aynı mesajı getirdiğinden ve hem de bütünü Cenâb-ı Hakk’a kurbete vesile olduğundan dolayı Hazreti Âdem’den Seyyidü’l-Mürselîn’e (alâ nebiyyinâ ve aleyhimüsselâm) kadar bütün resûllerin suhuflarının ve kitaplarının “Kur’ân” olarak anılması da mümkündür.

İlâhi Mesajın Mehcur İttihaz Edilmesi

Evet, bahis mevzuu olan âyet-i kerimede mealen, “O gün Resûl dedi ki: Yâ Rabbi, halkım bu Kur’ân’ı (mehcurittihaz edip) terk ederek ondan uzaklaştılar!”3 buyurulmaktadır.

41