İçeriğe geç

Evvelen ve bizzat Kureyş müşriklerini, sâniyen ve bilvasıta inananlar da dahil bütün insanları hedef alan bu sözlerin, Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) tarafından Mekke’de mi dile getirildiği, yoksa ahirette mi söyleneceği hususunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Fakat, aslında üzerinde durulması gereken husus, insanların Kur’ân’ı mehcur ittihaz etmelerinin ne anlama geldiği ve bunun günümüz mü’minleri açısından ne ifade ettiğidir. Zira, Nebevî şikâyet nerede ve ne zaman yapılmış olursa olsun, o gün orada ya da daha sonra, ona muhatap olan herkes için –hususiyle ebedî hayat hesabına– ciddî bir tehdittir.

Kur’ân-ı Kerim’in Gurbeti

Evet, dün olduğu gibi bugün de, Kur’ân’ın ellerde mütedavil olmasına meydan vermeyen ve hayatın ona göre tanzim edilmesini engelleyen hasımlar var. Bu tiranlar, diyanetin yaşanmasını istemiyor ve Kur’ân’ı âtıl bırakmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Kendileri Kelâm-ı İlâhî’yi ya da onun hükümlerinden bazılarını tekzip edip alaya aldıkları gibi, onu insanların gönüllerinden, ellerinden, evlerinden ve hayatlarından uzaklaştırmak için de olmadık hilelere başvuruyorlar. Dolayısıyla, husumete yenik bu zavallılar da aynı ataları misillü Kur’ân’ı mehcur ittihaz ediyorlar.

45