İçeriğe geç

Dolayısıyla, bir hukuk devleti içinde her şey mutlaka hukuka uygun icra edilmelidir. Aksi takdirde, hukuk dışı müdahaleler, hukuk dışı oluşumlara sebebiyet verir. Bu açıdan, herhangi bir kanunsuzluk karşısında, devlet, emniyet güçleriyle, askeriyle ve kolluk kuvvetleriyle kanunlar çerçevesinde müdahalede bulunmalı, hukuku işletmelidir. Bir insan, devletin adamı bile olsa, hatta emniyetin başındaki Emniyet Genel Müdürü bile olsa, tabancayı çekip suçlu birini hemen vuramaz. Ona düşen vazife, o insanı tutup yargıya teslim etmektir. Savcı da onu sadece kendi reyiyle mahkûm edemez, oracıkta cezalandıramaz. Dahası, bir mücrim idama mahkûm olsa bile, hâkim tabancasını çekip onu öldüremez. Bir hukuk devletinde, her şeyin kanun ve kuralı bulunduğu ve orada hukuk dışı hiçbir uygulamaya yer olmadığı gibi, herhangi bir istihbarat biriminin bünyesinde insanları öldürme servisleri de asla kurulamaz.

Yine O Uğursuz Düğme…

Konuyla alâkalı gördüğüm için, şu anda Türkiye’de olup biten şeylere de değinmek istiyorum: Zannediyorum, hem içeriden hem de ülke dışından bazı kimseler Türkiye’yi hep cankeş edip bir tampon gibi kullanmaya alışmışlar. Bu güç odakları, Türkiye’nin kendi olarak dirilmesini asla istemiyor; istikrardan hiç hoşlanmıyor ve demokrasi istikametindeki gelişmelerden rahatsız oluyorlar. Ne zaman ülkemizde bazı işler iyi gitse ve istikrar emareleri görülse, hemen provokatörleri kullanıyor ve muharrikleri tetikliyorlar.

268