İçeriğe geç

Yine, ileri gelenlerden bir tanesi, bir dönemde, Hizbullah hakkında, “Hizbullah dediğiniz şey kendi devletine hizmet eden insanlardan oluşmaktadır” demişti. Devletin, onları PKK’ya karşı kullandığını söylemişti. Bu mesele, bugün karşılıklı münakaşa mevzuu hâline gelmiş ve hâlâ üzerinde konuşulan bir konu olarak sürüp gidiyor. Şayet, şakiyi şakiye karşı kullanırsanız; ona karşı da başka bir şaki bulmak zorunda kalırsınız. Sonunda her şakiye karşı başka bir şaki çıkarmaya mecbur olur ve hiç farkına varmadan bir kısır döngü içine girersiniz. Ayaklarını azıcık sağlam bir yere bastığını düşünen mücrim, tek taraflı nakz-ı ahidde bulunur; artık sizi dinlemez, size alet olmak istemez. “Nasıl olsa sağlam yere bastım; kendime göre bir şey yaparım” diye düşünür. Siz bu defa ayrı bir şaki zümresi bulma mecburiyetinde kalırsınız. Hizbullah’ı mizbullah, onu da tizbullah takip eder ve bu mesele sürer gider. Bunlar güçlü bir hukuk devleti için ayıptır. Bunlara cevaz vermek ve önayak olmak tarihî ayıptır. Onları çıkaranlar, alet olarak kullananlar ve hem devlet bünyesine hem de kendi başlarına gâile yapanlar tarih mahkemesinde sorgulanacak ve tarihe birer kara leke olarak geçeceklerdir ve tabiî Allah’ın huzurunda da bu cürümlerinin hesabını vereceklerdir.

Kim İşlerse İşlesin Cinayet Cinayettir

Hiç kimse, “Efendim, bunu dünyada değişik servisler de yapıyorlar; insanları kaldırıp dağa çıkarıyorlar ya da gemilere bindirip uzak adalara götürüyorlar. Oralarda haklarından geliyorlar” diyemez. Çünkü, başkalarının hukuka aykırı o mesavîyi işlemesi, aynı cürümleri sana tecviz etmez. Bütün dünya yoldan çıksa, bütün insanlar azgınlaşsa, herkes haktan sapsa ve baş kaldırsa, bu durum yine de senin başkaldırmanı mazur kılmaz; isyanın yine isyan sayılır, hukuksuzluğun hukuksuzluk kabul edilir.

267