İçeriğe geç

Devlet şakîlere karşı savaşabilir; savaş esnasında güvenlik güçlerine silah çekenleri öldürebilir; zira, savaşın da kendine göre bir hukuku vardır. Fakat, bir insan gelip teslim olursa, devlet onu asla yargısız infaz edemez. Teslim olan bir insanı öldürmek hukuk devletinin ruhuna aykırıdır. Ayrıca, o şahıs, itirafta bulunacaktır, söyleyeceği şeyler olacaktır; devletin orada çıkarları söz konusudur ve ondan alınabilecek ipuçlarıyla daha büyük fitnelerin önü alınacaktır. Hal böyleyken, birisi pişmanlık duyarak dağdan inse, itirafta bulunmak için bir yere müracaat etse, “Benim diyeceğim şeyler var; şekavetin merkeziyle, fitnenin yuvasıyla alâkalı hayatî bilgiler vereceğim” dese, eğer siz, “Seni kabul etmiyoruz, senin yerin dağ…” şeklinde cevap verir ve onu reddederseniz, milletin dağı işletmesi mevzuunda sizin bazı şeyler çevirdiğiniz kanaati hâsıl olur bende. O zaman düşünmeden edemem: Siz galiba orada bazı şeyler karıştırıyorsunuz… Acaba uyuşturucu işi mi çeviriyorsunuz? Silah üretiyor ve silah ticareti mi yapıyorsunuz? Yıllanmış kavgaların bir türlü sona ermemesinde bir çıkarınız mı var? Neye binaen hukuk devletinin açık olduğu bir konuya itiraz ediyorsunuz? İnsanlar gelip teslim oldukları zaman, icabında alır muhakeme edersiniz; cezalandırır ve içeriye atarsınız ya da itirafını değerlendirir, onu mükâfatlandırırsınız; başkalarını da böyle bir şey yapmaya imrendirir ve bir sürü insanın dağdan inmesini sağlarsınız. Şayet, bunları yapmadığınız gibi yapılmasına da karşı geliyorsanız, sizin devletin temel disiplinlerine aykırı olarak bir kısım hesaplar peşinde olduğunuz şüphesizdir. İşte bu da hukuk devleti ruhuyla telif edilemez.

Derin Devlet

264