İçeriğe geç

Evet, devlet, devlet için bile olsa cinayet işleyemez. Devlet tecziye eder; ama, hukuka göre muhakeme ettikten sonra cezalandırır. İcap ederse haps-i münferide atar, müebbet hapse koyar; gerekirse sürgüne yollar ve hatta idama mahkûm eder. Bütün bunları hukukun müsaade ettiği çerçeve içinde ve başkalarını da caydırma mülâhazasıyla yapar. Fakat, kat’iyen yargısız infazda bulunamaz. Onu devlet yapamadığı gibi kendini devletin yerine koyan, devletini sevdiği için bunları yaptığını iddia eden kimseler de yapamaz. Hiç kimse, “Ben devletimi çok seviyorum; ona bir yerden bir zarar gelecek diye yüreğim ağzıma geliyor. Dolayısıyla, böyle bir zarar ihtimali karşısında kendimi frenleyemiyor ve devletime kastedenlerin arabalarını yakıyorum.. hırsımı alamayıp gidip bir yerde, evleri, dükkânları, bir parti binasını taşa tutuyorum” diyemez. Bu sözler, hukuk anlayışıyla telif edilemeyecek anarşist mantık ifadesidir. O türlü fiiller, hakperestlik mülâhazasıyla ve hüsnüniyetle de yapılsa çok tehlikelidir; farklı cephelerin oluşmasına ve komplikasyonlara sebebiyet verecek davranışlardır; kansere yanlış neşter vurma gibi şeylerdir.

Bugün “Yeşil”, Yarın “Kızıl”…

İster derin devlet olsun, isterse de özel bir yargı sistemi kurulsun, bir kısım asîleri cezalandırmak için devletin bünyesinde bazı gizli servislerin var olması hiç kabullenilemez. Nitekim, var mıydı, yok muydu bilemem; fakat, bir dönemde “Yeşil” diye birisi çıkmış ve devlet hesabına çalıştığını iddia etmişti. Şayet, devlet böyle insanları kullanıyorsa; dün bir Yeşil’i kullandığı gibi, bugün bir Kızıl’ı kanunsuz şeylere alet ediyorsa ve yarın da bir Mor’a bir kısım karanlık işler çevirtecekse, böyle çirkin şeylerle devlet haysiyetini ve hukuk devleti olma keyfiyetini telif etmek mümkün değildir.

266