İçeriğe geç

Halk arasında kullanılan, “Emniyete ve güvenliğe geldiniz, burada rahat edebilirsiniz; size teminat veriyoruz.” mânâsına gelen “merhaba”; Fransızca’dan dilimize geçen ve bilhassa Tanzimat’tan sonra âdeta moda olan “bonjur”, “bonsuvar”; İngilizce’den alınan “hi”, “hello”; Türkçenin saflaştırılması bahanesiyle icat edilen “günaydın”, tünaydın” ya da bugün onların yerine kullanılmaya başlanan “iyi günler” ve “iyi geceler” gibi sözler de gönül almaya vesile olabilir; onlarla selâmlaşmak, muhatabı görmezlikten gelerek hiç kâle almıyormuşçasına sessizce çekip gitmekten daha iyidir. Fakat, onlardan hiçbiri “es-Selâmu aleyküm!” demek kadar derin mânâlar taşımaz ve selâmın yerini dolduramaz. Selâmın mânâsı çok derindir. اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ ifadesi, “Allah sağlık, afiyet versin, kaza ve belâdan emin kılsın.” demekten “Cennet dârüs-selâmdır, selâmet yeri ve yurdudur. Cennet senin de otağın olsun, Allah seni Cennetlik eylesin. Cehennem’den uzak, Cennet’e dahil olasın; Allah’ın lütfuna erip ebedî saadeti bulasın.” demeye kadar çok geniş ve derin mânâlar taşır.

282