Ayrıca, selâmın hakikatini ve keyfiyetini Kur’ân-ı Kerim öğretmiştir. Cennet ehlinin karşılanışını, meleklerin onlara اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ deyişlerini anlatmış ve âdeta her selâm sözü melekleri, Cennet’i ve ehl-i imanın “selâm yurdu”nda karşılanışını hatırlatır olmuştur. Bediüzzaman Hazretleri’nin dediği gibi, Kur’ân’ın her kelimesi bir “melek-i nâtık”tır.13 Yani, Allah’tan gelen o kelimeler canlı birer çağrıdır, birer davettir. Siz, o mübarek kelimeleri seslendirdiğiniz ya da dinlediğiniz zaman vicdanınızda meleklerin sesini işitebilir, ruhanîlerin teşkil ettiği koroda bulunduğunuzu hissedebilir ve her şeyin ötesinde âdeta Mütekellim-i Ezelî’ye ait selâmı duyuyor gibi olabilirsiniz.14 Kur’ân’ın kelimeleri âdeta sizinle konuşurlar ve o muhrik nağmeleriyle, başka hiçbir vesileyle ve hiçbir yerde bulamayacağınız bazı kayıtları sizin ruh disketinize kaydederler. Öbür tarafta o kayıtların çözümüyle yüz yüze geldiğiniz zaman da sizi zevkine doyamayacağınız bir inşiraha ulaştırırlar.
Dipnotlar
- 13 Bediüzzaman, Sözler s.757 (Lemeât).
- 14 Bkz.: Bediüzzaman, Sözler s.757 (Lemeât).