Maruz kaldıkları zulümlere rağmen, dövene elsiz, sövene dilsiz ve gönülsüz olarak milletin istikbali için koşturan fedakâr insanların bugünkü durumu, bir serçenin bir kartalı sallayıp yere vurması değildir de ya nedir Allah aşkına? Küt, eli ayağı olmayan, kötürüm demektir. Şiddet kullanmama, kötülüklere misliyle mukabelede bulunmama, kimseye lanet etmeme ve kavgalara asla girmemeye kesin kararlı, bu konularda âdeta birer küt olan hasbî ruhların, kin ve nefretle oturup kalkan nifak şebekeleri karşısındaki hâli, koca koca pehlivanları –Allah’ın inayetiyle– yere serme değildir de ya nedir? Dün bir yazarın köşe yazısını okumuşlardı; programlı bir karalama kampanyası yürütenlerin hazırladığı CD’ler onun eline de geçmiş. Yazısının bir kısmında; “Bu kin deryasının kaynağını tahmin etmeye çalışıyorum. Aklıma ilk gelen, söz konusu cemaate karşı yıllardır yeminli savaş veren ‘derin’ devlet oluyor. Sonra, malum Aydınlık’ın İP’çisi ve taifesi geliyor aklıma. Başka kim olabilir? Meselâ, 28 Şubat’ın küfürbaz subayı olabilir; o da bu cemaate yeminli düşman. Yine eski bir başsavcı, eski bir yüksek yargı üyesi ve tescilli İslâm karşıtı olan ünlü biri geliyor aklıma. Asıl şaşkınlığı, gerçeği öğrendiğimde yaşıyorum. Meğer bunların hiçbiri değilmiş. Meğer bu Müslümanlara çamur atan bir başka Müslüman grup imiş. Başımdan aşağı kaynar sular dökülüyor. Onlar adına benim yüzüm kızarıyor. “Allah akıl fikir versin”den başka söyleyecek söz bulamıyorum.” diyordu. Onun da dediği gibi, kimler saldırmadı ki şimdiye kadar? Fakat, varsın saldırsınlar; bize düşen bir kere daha nefis muhasebesi yapmak, Cenâb-ı Hak’la münasebetlerimizi gözden geçirmek ve O’na sığınarak yolumuza devam etmektir.
O Var!..