İçeriğe geç

Sözlerim sizi yeise düşürmesin. Mü’min için hiçbir zaman ümitsizlik söz konusu değildir. Ben kendimi gırtlağıma kadar kusur içinde görüyorum. Çok korkuyorum; bazen yüreğim ağzıma geliyor, inanın, pek çok gece uykum kaçıyor, uyuyamıyorum; “Eğer olmam lazım geldiği gibi olamamışsam Rabbimin huzuruna nasıl çıkarım, ötede ne olur benim hâlim?” diyorum. Fakat, her şeye rağmen, hiç yeise düştüğümü hatırlamıyorum. Allah bizim Mevlâmızken yeise nasıl düşerim ki? Sonunda meseleyi getirip yine إِنَّرَحْمَتِي سَبَقَتْ عَلَى غَضَبِي8 hakikatine bağlayarak, O’nun rahmetinin daima gazabının önünde olduğunu düşünerek nefes alıyorum; “O’nun rahmeti her şeyden daha geniştir, benim gibileri bile affeder.” diyorum. Diyorum ama asıl yapılması gerekenin derlenip toparlanma olduğunun da farkındayım. Öze dönme, yenilenme, kendine gelme… Kendinde olmadan yaşamaktansa, bence ölmek daha iyidir. Artık ne diyeyim: “Allahım, ya bizi kendimize getir veya bizi Kendine al.”

144