Hâsılı, mebdede sathî ve düz bir çizgide düşünen insan, müntehada daha engin ve derinlikli düşünecektir. Ziya Gökalp’in, cehaletle alâkalı kullandığı kelimelerle ifade edecek olursak, mebdede basit düşünen, müntehaya doğru giderken mürekkep düşünmeye –ki siz buna muzaaf tabirini de ilâve edebilirsiniz- derken mük’ab düşünmeye başlayacaktır. Yani düşünürken meseleyi alternatifleriyle ele alacak, “şu da olabilir, şu da olabilir, fakat şu da olabilir” diyerek bütün alternatifleri düşünüp hesaba katacak bir ufuk enginliğine sahip olacaktır. İşte bütün bunlar, bir mânâda tafsilî düşünce, tafsilî plan ve tafsilî proje mevzuunda üzerinde durulması gerekli olan hususlardır.
97