Ayrıca, insan bu dengeyi koruyamayıp yanlış yaptığı durumlarda da yanlışında ısrarcı olmamalı ve hemen o yanlışı telafi yoluna gitmelidir. Diyelim ki siz, yaptığı bir hatadan dolayı bir öğrencinizi haşladınız, mücerret bir ikazla uyarmanız mümkün iken, sert bir üslupla kalbini kırdınız. İşte böyle bir durum karşısında, ilk fırsatta, onu hemen bir kenara çekip çok rahatlıkla cüzdanınızın ağzını açmalı, ikramda bulunmak veya harçlık vermek suretiyle gönlünü almaya çalışmalı ve “Hakkını helâl et bana. Eğer hakkını helâl etmezsen bırakmam, bırakamam seni!” diyebilmelisiniz. Böylece, yapılan yanlış hemen telafi edilirse, o kırılmış kalb de yeniden sarıp sarmalanır ve sizinle olan irtibatını yenilemiş olur. Evet, bizim mesleğimizin çok önemli bir esası şefkattir. Disiplinin yanında şefkat, iş ahlakının yanında şefkat, nizamî yaşamanın yanında şefkat.. şefkat, şefkat, şefkat…