İçeriğe geç

İdeal bir idarecilik için ciddi bir iş ahlakına sahip olmak ve disiplinli hareket etmek elbette ki çok önemlidir. Fakat istenen seviyede kâmil bir idarecilik için sadece bu vasıflar yeterli değildir. Meselâ idareci konumunda bulunan öyle insanlar vardır ki, kendini yaptığı işe adamıştır, çok ciddi bir disiplin içinde vazifesini yerine getirmektedir; öyle ki, yirmi saat mesai yaptığı hâlde, evine gidip orada dahi işiyle alâkalı bir kısım projeler üzerinde çalışmaktadır. Ne var ki bu insanlar zamanla çevresi tarafından işkolik olarak algılanmış, bu hâllerinden rahatsızlık duyulmuş ve yürüdükleri yolda yalnız kalmışlardır. Hâlbuki ulvî bir mefkûre uğruna koşturup duran birinin, yaptığı işe tutkun ve düşkün olması, hatta o işin tiryakisi hâline gelmesi olumsuz bir vasıf olarak ele alınıp küçümsenecek bir husus değildir. Evet, üzerine aldığı vazifeyi en başarılı bir şekilde yerine getirmek için gece-gündüz çalışıp duran, âdeta yaptığı o işte fâni olan, oturup kalkıp sorumluluk sahasında bir arıza çıkmaması ve falso yaşanmaması için gayret sarf eden insanlar “işkolik” olarak değil, belki mesleğinin adamı, işinin abide şahsiyeti olarak görülmelidir.

218