İçeriğe geç
14. Bölüm

İnşirah Sağanağı Karşısında Şükür Çağlayanı

Soru: Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) için göz aydınlığıve gönül süruruna vesile olan İnşirah sûresinin ve bilhassa busûre-i celîlede beyan buyrulan “şerh-i sadr” meselesinin günümüzmü’minleri için ifade ettiği mânâlar nelerdir? İzah eder misiniz?

Cevap: Esbab-ı nüzul açısından bakıldığında, İnşirah sûresinin, Duhâ sûresinin akabinde nazil olduğu anlaşılmaktadır. Duhâ sûresinin son âyetinde ise Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) hitaben: وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ“Habibim! Şimdi gelRabbinin nimetini anlat da anlat!”1 buyuruyor. Bu âyet-i kerimede, bir taraftan Allah Resûlü’nün vahiyle serfiraz kılınma gibi geçmişte nail oldukları nimetlerin beyanı, diğer taraftan da inşirah-ı sadr (gönlün açılıp genişlemesi; darlık ve sıkıntıdan genişlik ve feraha kavuşması; huzur, sükûn, itminan ve inbisata ermesi) gibi daha sonra nail olacağı nimetlere önemli bir referans bulunmaktadır.

Bildiğiniz üzere, Duhâ sûresinin nüzulünden önce vahiy bir süre inkıtaa uğramıştı. Aslında bu ilâhî icraatta, Cenâb-ı Hakk’ın, İki Cihan Serveri’ne (aleyhissalâtü vesselâm) ifade ve ifaze etmek murad buyurduğu hususlar vardı. Öncelikle, kıblenin tahvilinde olduğu gibi, Allah Resûlü’nün, ıztırar ve ihtiyaç içindeki ruh hâletiyle başını göklere dikip beklemesi, bekleyip Allah’ın teveccühüne nail olması ve neticede Rehber-i Ekmel Efendimiz’in kazandığı o liyakat üstü liyakatin herkese duyurulup gösterilmesi hususu vardır. Allah Teâlâ, vahyin kesildiği ve İnsanlığın İftihar Tablosu’nun (aleyhissalâtü vesselâm) dîk-ı sadra maruz kaldığı böyle bir dönemde Duhâ sûresini inzal buyurmak suretiyle, Habib-i Kibriya’sı üzerinde pek çok nimeti olduğunu hatırlatmış ve daha sonra indirdiği İnşirah sûresiyle de bu nimetlerin en önemlilerden birisi olan inşirah-ı sadr müjdesini vermiştir.

Stres ve Anguaz Değil, Mukaddes Izdırap

126